8 Mayıs 2011

2.Uluslararası Eğitim Kongresi'ndeydim.

Eğitimde İnovasyonu konuştuk bütün Dünyadan Bilim İnsanları ile.Değişimin Yönetiminden bahsettim.



Eğitim Afet Bölgeleri



Ankara'da ve Türkiye'de sayıları hiç de azınsanmayacak 'Dezevantajlı Bölge Okulları' ya da 'Risk Altında Yaşayan Çocukların Okuduğu Okullar' ya da 'Varlığı Önemsenmeyen,Mümkünse Yok Olması Tercih Edilen' okullar diye adlandırabileceğimizbir çok okul bulunmaktadır.Kısaca 'Risk Altında' olarak tarif ettiğimiz bu okullarda hiç bir süreç normal olarak yaşanamamaktadır.Nasıl ki olağanüstü şartlarda, olağanüstü uygulamalar yapmamız gerekiyorsa,bu okullarda da farklı uygulamalar yapma zorunluluğumuz vardır.Nasıl ki bir deprem anında,yıkılan binanın içinde kalanların kendini kurtarması zor ise bu okulların da kendi iç dinamikleri ile kendilerini kurtarmaları o kadar zordur.Mutlaka bir dış destek gerekmektedir.
Bu bölgeler 'Eğitimde Afet Bölgeleri' ilan edilmelidir.Afet anında hangi süreçler takip ediliyorsa bu okullarda da aynı süreçler takip edilmelidir.Hızlı davranma,kurtarma planı,koordinasyon,teçhizatlı kurtarma görevlileri,ekipman vb.
Çabuk olmalıyız, binlerce çocuğumuz göçük altında kaldı ve kalacak.

28 Nisan 2011

Değişmeli mi?


Öğrenim kültürü değişiyor.Herşeyden önce bu değişimi nasıl yöneteceksiniz?
Ve değişimi yönetirken kurumlarınızı nasıl dizayn edeceksiniz?

Bu değişimi yönetmek başlı başına bir değişim gerektiriyor.
Yoksa değişimi kabul etmemize ve savunmamıza rağmen bunu eski kurumlarla mı gerçekleştireceğimizi düşüneceğiz?Hiyerarşik ve bürokratik bir yapıda değişim olması gerektiğini söyleyeceğiz?
Değişim kültürüne uyum sağlamak ve bu değişimi yönetebilmek için yeni bir yönetim felsefesi oluşturmak gerekiyor.
Bakanlığınızın yapısal düzenini muhafaza mı edeceksiniz?Çocuklarda etkileşim ve iletişimi konuşurken,Bakanlığın çocuklar,öğretmenler ve aileler ile etkileşimi ve iletişimi nasıl olacak?
Hala hiyerarşik ve bürokratik bir örgütlenme modeline saplanıp kalacağız yoksa network bir örgütlenme modeli mi kurmamız gerekecek?
Bu değişim sürecinde yeni liderleriniz nasıl olacak ve bu liderler bu değişim sürecini nasıl yönetecek?
Yönetim modelinizi alta doğru Bakanlığın teşkilat yapısına göre mi kuracaksınız,yoksa okulu merkez alarak tüm yönetim modelinizi ve üst kurumlarınızı okula göre mi dizayn edeceksiniz?
İl ve ilçe teşklatlarınız aynı yönetim modeline mi devam edecekler,ya da bunlara ihtiyacımız olmadığını anlayıp bu yapıları ortadan mı kaldırmamız mı gerekecek? 
Şu ana kadar yönetim yapısının içerisinde önemli bir yerde gördüğümüz il ve ilçe müdürlüklerini gelecek sistem yapısı içerisinde olmaması gerektiğini mi düşüneceğiz?
Peki ya okullarımızın yeni yönetim modelleri ne olacak?
Değişimde yeni yeni reaksiyonlar oluşacak.Reaksiyonlar yeni sonuçlar doğuracak.bu sonuçları nasıl tarif edeceğiz?
Okul yönetimleri hangi organizasyon modelleri ile bu değişim süreçlerini yönetecek?Yoksa hala 1 müdür,1 müdür yardımcısı gelen evrak,giden evrak işlerine mi bakacak?
Yeni danışma birimleriniz ne olacak?Nasıl bir AR-GE yaklaşımı sunacaksınız?
İşlerini tam da karmaşık olduğu zamanlarda karar alabilecek kaptanları nasıl yetiştireceksiniz,daha önemlisi bunları nasıl keşfedeceksiniz?
Zaman geçmeden tartışalım.

26 Nisan 2011

Liderlik

Bugünlerde katıldığım bir çok toplantıda liderliğin doğuştan mı,yoksa sonradan mı olduğu tartışmaları yapılıyor.Galiba liderliğin doğuştan olduğunu savunanlar doğuştan ben sizin liderinizim demek istiyorlar.
Kendilerini sorgusuz sualsiz lider olarak kabul etmemizi bekliyorlar herhalde.Galiba sorunun cevabı, ne zaman ne olduğunuz değil,insanların sizi nasıl gördükleri olmalı.
Yoksa kürsüye çıkıp lider doğuştan olur demek komiklikten öteye gitmiyor.Birilerinin size güldüğünün farkına varın artık.

23 Kasım 2010

Türk çocukları nereden su içer?


Cevap veriyorum;Tuvaletten.
Hani 21.yüzyılı Türk yüzyılı yapacağız ya,Türkiye dünyanın bilmem kaçıncı ekonomik gücü ya,hani bölgesel güç olma yolunda ilerleyip sonra büyük devlet olacağız ya,işte bu milletin çocuları nerden su içiyor biliyormusunuz?Bilmiyorsanız söyliyeyim;Tuvaletten.
6 yaşına aldığımız çocuklarımıza 12 yıl boyunca tuvaletten su içiriyoruz bu ülkede.Koskocaman 12 yıl.Sorgulamadan irdelemeden.
Bir de koğuş mantığı var tuvaletlerimizde.Tuvaletin bir kısmında sıra sıra kabinler,dışarıda lavabo ve aynalar.Hanginizin tuvaletinin içerisinde lavabo yok ki.
İlerleme galiba sınıflara akıllı tahta koymakla değil,çocuklarımızın, tuvaletlerden musluğu ellerini dayayıp su içmelerinin önüne geçtiğimiz zaman olacak.Anlayana vesselam.

20 Kasım 2010

Kantinler hakkında

OKUL KANTİNLERİ YA DA BAŞKA BİR DEYİŞLE ÇOCUKLARIMIZA TÜKETİM ALIŞKANLIĞI KAZANDIRAN 1.BASAMAK EĞİTİM KURUMLARI

 
Yıllardan beri okullarımızın içinde bulunan okul kantinlerinin,okullara gelir getiren ve
çocukların ihtiyaçlarını karşılayan müesseseler olduğu düşünülmüştür.Ancak kantinlerin
okullardan neler götürdüğü ve çocuklarımıza nasıl zararlar verdiği pek tartışılmamıştır.
Kapitalizim dengesini sürekli olarak tüketme üzerine kurmuştur.İhtiyacınız olsa da olmasa da
sürekli tüketmek zorundasınız.Kapitalizmin üzerinden en çok para kazandıkları yıllardan beri
çocuklar ve kadınlar olmuştur.,
Okullarımıza bir tümör gibi yerleşen kantinler yıllar sonra çocukların devasa alışveriş
merkezlerinin(kapitalizm mabedleri) müptelası olmasının en büyük sebeplerinden olacaktır.
Sıradan bir okul kantinini incelesek ve satılan ürünlerden hangisinin çocukların beslenme
ihtiyacını karşıladığına baksak hemen hemen hiç birinin olmadığını göreceğiz.
Okulda kantin bulunması çocukların mesuliyet duygusunun gelişmesini
engellemektedir.Çocuk nasıl olsa kantinden alırım düşüncesi ile önceden yapması gereken
hazırlığını yapmamaktadır.Ancak bir çok aile okulda  kantin olmasını onaylamaktadır.Aynı
mesuliyeti yerine getiremeyen anne ve babalar için kantinlerin olması kurtarıcı ama daha çok
düşündürücüdür.
Kantinler çocuklar üzerinde ihtiyacı olmasa da bir şey almak gerekir düşüncesi
geliştirmektedir.Bu da başlangıçta bahsettiğimiz tüketim çılgınlığının inanç aşamasıdır ki
maalesef okullarımızda çok küçük yaşlarda istenmeden de olsa bu düşünce öğretilmektedir.
Özetle mevcut sistem içerisinde kantinlerin iyileştirilmesini düşünmek yerine tamamen
kapatmak bir çok sorunu çok daha hızlı çözecektir.

İlçe Yönetim Modeli üzerine bir çalışma

1.GİRİŞ

Türk Eğitim sistemi; teşkilatların işleyişinde, hizmetlerin üretilmesinde, sunulmasında ve değerlendirilmesinde sorunlar yaşamaktadır. Bu aksaklıklar eğitim hizmetinin daha kaliteli bir şekilde yürütülmesini engellemektedir.
Bir sistemi kurmanın ve sağlıklı bir şekilde yürütmenin birinci kuralı; çağdaş, esnek ve hızlı bir yönetim modelini benimsenmesinden geçmektedir. Ancak anlaşılır ve anlatılabilir bir yönetim modeli kurarak sorunların çözümüne yardımcı olunabilir.
Bu raporda Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okullarının mevcut mevzuat çerçevesinde yeniden yapılanması ve tüm işleyişin bu mevcut yapılanmaya göre sürdürülmesi öngörülmektedir.

2.MEVCUT DURUM


            Yenimahalle İlçesi 6.223 öğretmen ve idareci ,110.000 öğrencinin bulunduğu 359 km2 bir alana yayılmış Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biridir.
            İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü örgütlenmesi olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yönetmeliklerinde bildirdiği şekilde hiyerarşik bir örgütlenme modeli bulunmaktadır.


İl ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinde bulunması gereken başlıca bölümler şunlardır;
 1. Özlük
 2. Atama
 3. İnceleme Soruşturma ve Değerlendirme
 4. Kültür
 5. Eğitim-Öğretim ve Öğrenci işleri
 6. Program Geliştirme
 7. Hizmet İçi Eğitim
 8. Bilgisayar ve Sınav Hizmetleri
 9. Okulöncesi Eğitim
10. Özel Eğitim ve Rehberlik
11. Okul İçi Beden Eğitimi Spor
13. Burslar ve Yurtlar

14. Özel Öğretim Kurumları

15. Sağlık İşleri

16. Yaygın Eğitim

17. Çıraklık ve Meslekî Teknik Eğitim

18. Araştırma, Plânlama ve İstatistik

19. Bütçe-Yatırım ve Tesisler

20. Eğitim Araçları ve Donatım

21. Arşiv ve İdare Bölümü

22. Sivil Savunma Hizmetleri

23. Basın ve Halkla İlişkiler

          Bölümler, ilçenin millî eğitim şube müdürü kadro sayısına göre tek tek veya hizmet benzerliğine göre birleştirilerek veya ayrılarak şubeler şeklinde oluşmaktadır.

3.ÖNERİLER
            Birleştirmeler yapılırken hizmetlerin niteliğine göre ayrım ve birleştirmeler yapılmalıdır. Birimler hizmetin niteliğine göre gruplandırılmalıdır. Bu gruplar;
            a-Ana hizmet birimleri
            b-Yardımcı hizmet birimleri
            c-Danışma ve değerlendirme hizmetleri, şeklinde oluşturulmalıdır.
           
a-Ana hizmet birimleri
1-Kültür
            2-Eğitim-Öğretim
            3-Program geliştirme
            4-Okul öncesi
            5-Özel Eğitim-Rehberlik
            6-Beden Eğitimi-Spor
            7-Özel Öğretim Kurumları
            8-Yaygın Eğitim
            9-Çıraklık Mesleki Teknik Eğitim
            10-Araştırma, planlama ve istatistik
            11-Basın Yayın Halkla İlişkiler
            b-Yardımcı hizmet birimleri
            1-Özlük
            2-Atama
            3-İnceleme soruşturma
            4-Hizmet içi
            5-Bilgisayar sınav hizmetleri
            6-Öğretmene hizmet
            7-Burslar ve yurtlar
            8-Sağlık işleri
            9-Bütçe yatırım tesisler
            10-Eğitim araçları-Donatım
            11-Arşiv idare
            12-Sivil Savunma
           
c-Danışma ve değerlendirme hizmetleri
            AR-GE(Henüz bulunmamaktadır. Raporun ilerleyen bölümlerinde bahsedilecektir.)
            Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü incelendiğinde, beş şube müdürü arasında hizmetlerin paylaştırıldığı görülmektedir. Bu paylaşımda Yardımcı hizmetlerin 4 şube müdürü arasında paylaştırıldığı, Ana hizmetlerin ise 1 şube müdürünün görevleri arasında sayıldığı, danışma ve değerlendirme hizmetlerinin bulunmadığı görülmektedir.
            Okullardaki eğitimin kalitesini ve üretimini artıran unsur, ana hizmetlerin ve danışma değerlendirme hizmetlerine verilen önem ve bu hizmetlerin işleyişleridir.
            Mevcut durum içerisinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullardaki eğitimin kalitesine bir katkısının olabileceğini söylemek mümkün değildir.
            Yönetim şeması değiştirilmelidir. Yardımcı hizmet birimleri 1 şube müdürüne bağlanmalı, ana hizmet birimleri 3 şube müdürü arasında paylaştırılmalı, AR-GE birimi kurularak 1 şube müdürüne bağlanmalıdır.
            4.AR-GE Birimi
            1 Şube Müdürünün başkanlığında, okul müdürü, müdür yardımcısı, öğretmenler, eğitim teknolojileri uzmanı, program geliştirme uzmanı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün uygun göreceği alanında uzman eğitimcilerden oluşur. Yenimahalle Eğitimi ile ilgili her türlü planlama, faaliyet, raporlama ve koordinasyonu yapar ve İlçe Milli Eğitim Müdürü’ne bilgi sunar.
            İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün beyni ve aynı zamanda hafızasıdır. İlçe çapında yapılacak her türlü eğitim çalışması ile ilgili danışmanlık yapar ve onay verir. İlçedeki tüm birimler arasında koordinasyonu sağlar.
            Kurulacak AR-GE Birimi Yenimahalle İlçesi’ nde bulunan tüm okullara eğitim danışmanlığı hizmeti verebilecek insan kaynaklarından oluşturulmalıdır. Okullardan gelecek tüm veriler AR-GE birimi tarafından değerlendirilecek, sisteme geri dönüş olarak katılması sağlanacaktır.

Karacakaya'da ne yapabiliriz ?




GİRİŞ
 
Hazırlanan bu raporda Karacakaya İlköğretim Okulu’nun 2010–2011 Eğitim-Öğretim yılı başındaki yapılan çalışmalar ile yıl sonuna kadar yapılması gereken çalışmalara yer verilmiştir.
            Rapor üç ana başlık halinde hazırlanmıştır.
             
            1-Sosyal alandaki iyileştirme çalışmaları
            2-Fiziksel alandaki iyileştirme çalışmaları
            3-Eğitim-Öğretim alanındaki iyileştirme çalışmaları

            Raporun sonunda Karacakaya İlköğretim Okulu’nun 2010-2011 yılı tahmini bütçesi yer almaktadır.

            Rapor, Okul Müdürü Murat BACAN,Müdür yardımcısı Kürşat GÜR,Müdür yardımcısı İsmail BOZÜYÜK ve Bilgisayar Formatörü Mehmet Saltuk ERYAŞAR tarafından hazırlanmıştır.
            Raporun bütçe kısmı okul müdürü Murat BACAN,Müdür yardımcısı Kürşat GÜR ve  Okul-Aile Birliği Başkanı Sıdıka ESER ile birlikte hazırlanmıştır.


Bir kurumun başarısında, konuşulanlardan çok yapılanlar önemlidir.
                                                                          
Bernard Shaw



SOSYAL ALANDAKİ İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

Yapılan çalışmalar

*Okulumuza cep telefonu mesaj sistemi kurulmuştur.
*Tüm okul çalışanları arasında e-posta sistemi kurulmuştur.
*1–5 sınıfları arasındaki öğretmenlerimizin Beden Eğitimi derslerinde eşofman giymeleri istenmiştir.

Yapılması gereken çalışmalar

*Öğretmenlerimizin çay ve su temininin giderilmesi
*Öğretmenler arasında fon oluşturulması
*Sene sonunda kermes düzenlenmesi
*Öğretmenler günü için yemek düzenlenmesi
*8.sınıf öğrencilerimiz için mezuniyet günü düzenlenmesi
*Veli iletişimine ağırlık verilmesi
*Çevremizdeki esnaflar ile toplantılar düzenlenmesi
*Okulumuzda halk oyunları çalışmaları yapılması
*Okul web sayfasının daha aktif hale getirilmesi
*Veli temsilcilerinin seçilmesi


FİZİKSEL ALANDAKİ İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI    

Yapılan çalışmalar

*Tüm sınıfların boya ve badanasının yapılması
*Tüm kapıların değişmesi
*Tüm bağlantı kablolarının düzenlenmesi,kablo kanalı döşenmesi
*Yönetici odalarının düzenlenmesi
*Tüm kırık camların değiştirilmesi
*Tüm camlara korunak takılması
*İç ve dışarıya kamera takılması
*Fen laboratuarının yerinin değiştirilmesi
*Memur ve okul-aile birliği odası yapılması
*Okulun dış kapısının değiştirilmesi
*Öğretmenler odasının kapısının değiştirilmesi
*Kütüphanenin yerinin değiştirilmesi
*Okul santralinin yenilenmesi

Yapılması gereken çalışmalar

*Okulun temizlik ve güvenlik sisteminin yeniden düzenlenmesi
*Tüm sıra ve dolapların değişmesi
*Fen laboratuarının yeniden düzenlenmesi
*Veli görüşme odasının hazırlanması
*Kalorifer dairesinin yeniden düzenlenerek iki bağımsız oda yapılması
*Okul kömürlüğünün yeniden düzenlenmesi
*Müdür odasının yeniden düzenlenmesi
*Bütün priz ve anahtarların değiştirilmesi
*Öğretmenler odasındaki öğretmen dolaplarının değiştirilmesi

EĞİTİM-ÖĞRETİM ALANINDAKİ İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

Yapılan çalışmalar

*Girişlerde andımızın sınıfça okunması
*Sınıflara projeksiyon takılması
*Yapılan düzenleme ile tüm zümrelerin aynı dönemlerde olması
*Öğretmenler odasına fotokopi makinesi konulması
*2 adet dizüstü bilgisayar alınması


Yapılması gereken çalışmalar
                                                                                                             
*Gönüllü öğretmenlerden oluşan AR-GE birimi oluşturulması
*Okul bahçesine yer oyunlarının çizilmesi
*Okul amblem ve logosunun oluşturulması
*Okul marşının oluşturulması
*Okulun her bölgesinden internet erişiminin sağlanması
*Öğretmenler odasına bilgisayar ve internet ve telefon erişiminin sağlanması
*Yılda en az 1 defa satranç turnuvası düzenlenmesi
*4,5,6,7,8. sınıflara sınav haftası uygulanması
*Her sınıfın yılda en az 5 kez okul dışı geziye gönderilmesi
*Yılda en az 1 defa resim sergisi yapılması
*Yılda en az 1 defa Teknoloji ve Tasarım sergisi düzenlenmesi
*Yılda en az 1 defa Fen ve Teknoloji şenliği düzenlenmesi
*Yılda en az 1 defa şiir gecesi düzenlenmesi
*TÜBİTAK Bu Benim Eserim Proje Yarışmasına  en az 8 çalışma ile  katılım sağlanması
*Koridorlardaki panoların yeniden düzenlenmesi
*Okul dışı kuruluşlara ziyaretler gerçekleştirilmesi
*Geri dönüşüm çalışması yapılması
*Trafik eğitimi yapılması
*Veli işbirliğinin geliştirilerek, yapılabildiği kadar okul içi seminerler düzenlenmesi.
*Projeksiyonu olmayan sınıflara projeksiyon takılması
*Veli görüşmelerini randevu sistemine göre yapılması
*Ödül köşesinin oluşturulması

Yeni okuluma atandım.

Rotasyon sonucu Emin Sağlamer İlköğretim Okulu'ndan ayrıldım.Hani o beni besleyen ve benim beslediğim okuldan.Ne kadar da çok şey öğrenmişim.Heybemin ne kadar dolu olduğunu yere bırakınca anladım.
Şimdi Altındağ' dayım.Karacakaya İlköğretim Okulu.750 öğrenci ve 30 öğretmeni olan şirin bir okul.Yağmura hasret kurak topraklar gibi.Bir damlanın çok şeye faydası var orada.Burayıda çok sevdim.Galiba yine çok şey öğreneceğim ve öğreteceğim.Milli Eğitim Müdürlüğü puanım yetmediği için kura ile atandığımı söylüyor oraya.Nasıl kura olduğunu pek anlamadım.Kura çekilirken keşke birileri de orada olabilseydi...

 Birilerinin Milli Eğitim Bakanlığı'na anlatması lazım.Bu işlerin böyle rotasyonla filan çözülemeyeceğini.Eğitimin kalitesi bu şekilde artırılamaz.Tek kriterin kıdem olduğu bir yer değişikliği yönetmeliğinin başka nerde olduğunu araştırıyorum.Ama bulamayacağım galiba.

Allah size akıl,fikir bize de çalışma azmi ve sabır versin.(AMİNNNNNNNNNN)

18 Nisan 2010

Cumhuriyetin Kazanıldığı topraklardayız.

                                           POLATLI GAZETELERİNDEN HABERLER

POSTA: Tanıtım işte böyle olur!
Kültür Gezisi Projesi işe yaradı

ANA SAYFA: Polatlı Kaymakamlığı öncülüğünde Milli Eğitim Müdürlüğü Kültür Komisyonu’nun hazırladığı “Polatlı’ya Kültür Gezileri Projesi” işe yaradı. Ankara Valiliği oluruyla İl Milli Eğitim’in Ankara genelindeki tüm okullara yaptığı Polatlı’ya gezi çağrısı tam anlamıyla karşılık buldu. İlçenin tarihi mekanlarını dün de Yenimahalle ilçesinden gelen 150 kişilik öğrenci ve öğretmen grubu ziyaret etti.

SPOT: Polatlı Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Kültür Komisyonu gezi projesiyle tam not aldı.

Polatlı’da Kaymakamlık öncülüğünde Milli Eğitim Kültür Komisyonu’nun hazırladığı “Polatlı’ya Kültür Gezileri” projesi, ilçenin tarihi ve kültürel mirasının genç nesillere aktarılması anlamında fayda sağlamaya devam ediyor. Hafta başından itibaren başlayan geziler kapsamında ilk 2 günde iki farklı okuldan toplam 100 kişi ilçede ağırlandı. Polatlı’ya dün de Ankara Yenimahalle ilçesi Emin Sağlamer İlköğretim Okulu’ndan 150 kişilik ziyaretçi grubu geldi. Sabah saatlerinde Alagöz Karargahı ile başlayan gezi programı Sakarya Şehitleri Anıtı’yla devam etti. Çocuklar anıtın 420 basamağını koşarak inip çıkarken, bu devasal yapıdan oldukça etkilendiklerini söylediler. Topçu ve Füze Okulu’ndan Üsteğmen Ertunç Isıtan’ın etkili anlatımıyla, öğrenciler Sakarya Zaferi’ni anlamakla kalmadı adeta birebir yaşadı. Acıkır mevkiinde düzenlenen piknik eğlencesiyle gezi yorgunluğunu üzerlerinden atan öğrenciler, Duatepe, Gordion ve Mehmetçik Anıtı’na yapılan ziyaretlerle eve dönüş yaptılar.
BU ÜLKENİN NASIL KAZANILDIĞINI ÇOK İYİ ANLADILAR
Yenimahalle Emin Sağlamer İlköğretim Okulu Müdürü Murat Baçan, her yıl farklı öğrencilerle mutlaka Polatlı’nın tarihi mekanlarına gezi düzenlediklerini belirterek, bu gezi programının tüm Polatlı dışındaki okullar tarafından da kendi öğrencilerine mecburi kılınması gerektiğini ifade etti. Kurtuluş Savaşımızın simgesi Sakarya Zaferi’nin geçtiği toprakların öğrenciler tarafından yerinde öğrenilmesinin önemine dikkat çeken okul müdürü Baçan, “burası bambaşka bir yer. Şanlı Zaferin ne zorluklarla kazanıldığını anlamak için savaşın geçtiği bu topraklara basmak yeterli oluyor. Çocuklarımız atalarına ve geçmişlerine vefayı öğreniyorlar” dedi.


EKSPRES: 150 ziyaretçi daha ağırlandı
Polatlı’ya öğrenci akını devam ediyor

Ana sayfa foto: Sakarya Zaferi Müzesi’ndeki silahlar öğrencilerin ilgisini çekti.
Foto 1: Sakarya Şehitleri Anıtı öğrencileri kucakladı.
Foto 2: Emin Sağlamer İ.O Müdürü Murat Baçan.

ANA SAYFA: Polatlı’nın Ankara genelinde tanıtımına katkı sağlamak amacıyla Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim tarafından başlatılan “Polatlı’ya Kültür Gezileri” projesi sonuç veriyor. Daha ilk 3 günde 250 öğrenci ve öğretmen grubunun ziyaret ettiği ilçemiz, Ankara genelindeki tüm okullardan ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

SPOT: Polatlı Kaymakamlığı öncülüğünde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Kültür Komisyonu’nun hazırladığı “Polatlı’ya Kültür Gezileri Projesi” ilçenin tanıtımına vesile oluyor.

Ankara Valiliği oluruyla İl Milli Eğitim’in Ankara genelindeki tüm okullara yaptığı Polatlı’ya gezi çağrısı işe yaradı. Polatlı Kaymakamlığı ve Milli Eğitim Kültür Komisyonu tarafından başlatılan gezi projesi her geçen gün daha fazla ziyaretçinin ilçeye gelmesini sağlıyor. Polatlı’nın dünkü misafirleri de Ankara Yenimahalle ilçesinden 150 kişilik öğrenci ve öğretmen grubuydu. Emin Sağlamer İlköğretim Okulu’nun sabah saatlerinde Alagöz Karargahı ile başlayan gezi programı Sakarya Şehitleri Anıtı’yla sürdü. Çocuklar anıtın 420 basamağını gururla inip çıkarken, en çok da bu devasal yapıdan etkilendiklerini söylediler. Topçu ve Füze Okulu’ndan Üsteğmen Ertunç Isıtan’ın mihmanlık yaptığı öğrencilere Sakarya Zaferi’nin ne şartlarda kazanıldığı anlatıldı. Acıkır mevkiinde düzenlenen piknikle yorgunluklarını gideren öğrenciler, gezi programını Duatepe, Gordion ve Mehmetçik Anıtı ziyaretleriyle tamamladılar.  
Yenimahalle Emin Sağlamer İlköğretim Okulu Müdürü Murat Baçan, öğrencileriyle birlikte her yıl Polatlı’nın tarihi mekanlarını ziyaret ettiklerini belirterek, “Kurtuluş Savaşımızın simgesi Sakarya Zaferi’nin geçtiği toprakların tüm öğrenciler tarafından yerinde öğrenilmesini önemsiyoruz. Burası bambaşka bir yer. Şanlı Zaferin ne zorluklarla kazanıldığını anlamak için savaşın geçtiği topraklara bir kere basmak yetiyor. Bu ziyaretlerle çocuklarımız atalarına ve geçmişlerine daha vefalı olacaklardır” diye konuştu.


13 EYLÜL: Kültür gezilerinin adresi Polatlı oldu
Tarihi yerinde öğreniyorlar


ANA SAYFA: Okullarda yapılan sosyal etkinliklerin başında kültür gezileri geliyor. Bu anlamda şimdilik Ankara okullarının kültür gezilerinde ilk adres Polatlı olurken, Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim’in hedefleri arasında ülke genelindeki okulları ilçeye çekmek yer alıyor.

SPOT: Polatlı Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü organizesiyle Ankara genelindeki tüm okulları kapsayan Polatlı’ya Kültür Gezileri Projesi’nde hedef büyütüldü.

Polatlı Kaymakamlığı ve Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde başlatılan Polatlı’ya Kültür Gezileri Projesi kapsamında Ankara genelindeki tüm okullardan ilçenin tarihi mekanlarına ziyaretler aralıksız sürüyor. Hafta başından itibaren başlayan gezilerde ilk 2 günde iki okuldan 100 öğrenci ve öğretmen grubu ilçede ağırlandı. Gezi programından dün de Yenimahalle ilçesinden Emin Sağlamer İlköğretim Okulu’ndan 150 kişi faydalandı. Sabah saatlerinde Alagöz Karargahı’yla başlayan gezide ikinci durak Sakarya Şehitleri Anıtı oldu. Öğrenciler anıtın 420 basamağını koşarak inip çıkarken, bu eşsiz yapıdan oldukça etkilendiklerini ifade ettiler. Topçu ve Füze Okulu’ndan Üsteğmen Ertunç Isıtan’ın etkili anlatımıyla Sakarya Zaferi’ni öğrenen öğrenciler, büyük savaşı adeta yaşadılar. Acıkır mevkiinde piknik eğlencesiyle gezi yorgunluğunu üzerlerinden atan gezi kafilesi, programı Duatepe, Gordion ve Mehmetçik Anıtı ziyaretleriyle tamamladılar.  
Yenimahalle Emin Sağlamer İlköğretim Okulu Müdürü Murat Baçan, her yıl farklı öğrencilerle Polatlı’ya mutlaka ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirterek, “burası bambaşka bir yer. Şanlı Zaferin ne zorluklarla kazanıldığını anlamak için savaşın geçtiği topraklara basmak yeterli oluyor. Bu ziyaretlerle çocuklarımız atalarına ve geçmişlerine daha vefalı olacaklardır” ifadelerini kullandı. 

20 Mart 2010

Finlandiya gezisi ayrıntılı raporu


Finlandiya gezisi sonucunda alınan kararlar ve öneriler aşağıdadadır.Katıldığınız ve katılmadığınız hususları mail adresime gönderirseniz sevinirim.

FİNLANDİYA EĞİTİM İNCELEME GEZİ RAPORU
Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 2009-2010 eğitim öğretim yılına başlarken başarı yolundaki hedeflere ulaşmak için bir önceki yılda aldığımız kararları yeniden gözden geçirerek alternatif stratejiler oluşturulmuş, bir dizi çalışmalar başlatılmış, Benchmarking yönteminden yararlanarak eğitim kalitesinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Kıyaslama yöntemindeki amacımız; yürüttüğümüz çalışmalar hakkında dünyada neler oluyor, en iyiyi yapanlar nasıl yapıyor bunları tespit ederek uygulanabilir çalışmaları ilçemiz okullarına aktarabilmektir.
Bu çalışmalar kapsamında PISA(Programme for Internetional Student Assesment) sınavlarında istikrarlı bir başarı grafiği çizen Beyaz Zambaklar Ülkesi FİNLANDİYA ile işbirliğine gidilmesine karar verilmiştir.
8-11 MART tarihleri arasında Yenimahalle Belediye Başkanımız, Yenimahalle Kaymakamımız, Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürümüz, İlçe Şube Müdürümüz ve Okul Müdürlerimizden oluşan 45 kişilik bir heyet ile FİNLANDİYA’nın Başkenti Helsinki’de Omnia Meslek Lisesi, Ressun lukio, Helsingin Soumalainen Yhteiskoulu Lisesi ve Ruoholahden Lastentalo Anaokulundan oluşan 4 okulun eğitimini incelemek ve Benchmarking (Kıyaslama ) yapmak üzere gidilmiştir. İncelemeler önce; okulların yönetim ekibi tarafından, heyetimizin önceden hazırlamış olduğu soruların yanıtını içeren sunumlarla başlamış daha sonra okulların içerisindeki tüm alanların gezilmesi ve birebir görüşmelerle devam etmiştir. Sunular ve okulların alanları kayıt altına alınmıştır.
Gezi tamamlandıktan sonra heyet 15 Mart 2010 tarihinde Özel Samanyolu Lisesinde, ilköğretim müdürleri, lise müdürleri, meslek lisesi müdürleri, anaokulları müdürlerinden oluşan çalıştay grupları oluşturulmuş gezide kayıt altına alınan veriler değerlendirilmiş ilçemizde uygulayabileceğimiz izlenimlerimiz sıralanmıştır. Bu izlenimler aşağıda belirtilmiştir.

1.Finlandiya okullarındaki yöneticiler hiçbir öğrenciyi kaybetmek gibi lükslerinin olmadığını vurgulanmış ve öğrencileri sürekli olarak eğitim sisteminin içinde tuttuklarını söylemişlerdir.
1.1 Öğrenciyi dikkate almak ve farkındalık oluşturmak için eğitim danışmanlığı (koçluk) sistemi uygulanabilir.
1.2 Üst sınıflardan daha küçük sınıflara yardım etmeleri amacıyla Ağabeylik sistemi uygulanabilir.
2. Finlandiya okullarında öğrencilerin hobilerini yapmalarına imkân tanınıyor.
2.1 Kulüp çalışmalarımız öğrenci istek ve ilgilerine göre kurulabilir.
2.2 İstekli olunan alanlarla ilgili Halk Eğitim Müdürlüğü desteği ile okullarda kurslar açılabilir, yaygınlaştırılabilir.
3. Finlandiya okullarında öğrencilerin ödev-proje gibi çalışmalarını yardımcı öğretmen desteği ile okulda yapmalarına fırsat verildiği ayrıca ev ödevi verilmediği gözlemlenmiştir.
3.1 Okullarımızda öğrencilerin anlamadığı konuların ve ödev takviyelerinin yapılacağı zamanlamalar oluşturulabilir. Bu noktada yöntem olarak gönüllü öğretmenler veya Halk Eğitimi Müdürlüğü aracılığıyla kurs açma sistemi uygulanabilir.
4. Finlandiya okullarında her türlü kararda öğrencilerin ve öğretmenlerin görüşleri alınmakta; öğrenciler öğretmenler kuruluna katılmaktadırlar. Ayrıca performans değerlendirme sonuçları ile memnuniyet anketlerinin sonuçları web’de yayımlanmaktadır.
4.1 Öğrenci ve öğretmenlerin okulda alınacak olan her türlü karara katılımları sağlanmalıdır.
4.2 Öğretmenler Kurulu ve diğer kurullarda öğrencilerin katılımı konusunda uygulamanın gerçekçi olarak yapılması sağlanmalıdır.
4.3 Bizim okullarımızda yapılan TKY çalışmaları kapsamında yapılması gereken memnuniyet anketleri sonuçlarının da web de yayınlanması sağlanmalıdır. Bu uygulama kişilerin ve kurumların, kurum kültürünü oluşturabilmelerine yardımcı olacaktır. Bu sayede okulu öğretmen-öğrenci-idareci birlikte yönetme şansı bulacaktır.
5. Finlandiya’daki Meslek liseleri hakkında ülke genelinde olumsuz bir imajın bulunduğu ancak; işveren, veli, öğrencilerle yapılan çalışmalar sonucunda olumsuz imajın düzeltildiği meslek liselerinin artık tercih edilen okullar olduğu belirtilmiştir.
5.1 Meslek liselerindeki alanların sektörün ihtiyacına göre güncellenmesi sağlanmalıdır. Böylece öğrencilerin büyük ölçüde istedikleri alanda eğitim almaları sağlanacak ayrıca geleceğin meslekleri konusunda okullarımız güncel eğitimler vermiş olacaktır.
5.2 Güncelliğini yitirmeye başlayan meslekler konusunda öğrencileri özendirici rehberlik çalışmaları yapılmalı, bu mesleklerin günümüz teknolojisi ile yapılması sağlanmalıdır.
5.3 Mesleki eğitimde sektörün sunacağı imkânlarından faydalanabilmek için iletişim sağlanmalı, meslek lisesi öğretmenleri, mezunları ve özel sektörün dahil olduğu bir birlik oluşturulmalı; her türlü bilgi paylaşımı ve karşılıklı desteğin olduğu tek çatı altında toplanılmalıdır. Oluşturulacak bilgi havuzu ile çalışmaların paylaşımı kolaylaştırılmalıdır.
5.4 Tam gün tam yıl eğitim kapsamında yetişkin eğitimlerine etkin yer verilmesi ve okulun tüm imkânlarının tam kapasite kullanımının sağlanmalıdır.
6. Finlandiya da aynı türdeki okullar kendi türlerindeki okullarla bilgi paylaşımı yaparlar. Bu sayede kendilerini diğer okullarla kıyaslama imkânı bulurlar ve her okulda eğitim aynı seviyede güvenlik altına alınır. Alınan bütün bilgiler bir havuzda toplanır. Web sayfasında yayınlanarak paylaşıma açılır.
6.1 Bizim yapmış olduğumuz eğitimde iyi örnekler çalışmasına ilave olarak web sayfasında aynı tür okulların görebileceği, paylaşabileceği bir alan oluşturularak okulların tüm çalışmaları sunulmalıdır.
6.2 Zümreler bazında da öğretmenlerimizin hangi ünitede hangi konuları nasıl işleyebileceğini içeren ders örnekleri web sayfasında sunulmalıdır.
7. Finlandiya okullarında öğrencilere tam gün eğitim veren okullarda öğrencilere ve öğretmenlere öğle yemeği verilmektedir.
7.1 Bizim okullarımızda da öğrencilerimize ve öğretmenlerimize bu imkân sağlanabilir. Bu vesileyle öğrencilerin ve öğretmenlerin hem zorunlu ihtiyaçları karşılanmış olur hem de okula olan bağlılık artar.
8. Finlandiya’da bulunan öğrencilerin her fırsatta okulun değişik alanlarında (sınıf, koridor, v.b) rahat bir şekilde kitap okudukları gözlemlenmiştir. Bu uygulama öğrencilere her ortamda rahat olma imkânı vermekte ve kendilerini geliştirmelerine fırsat tanımaktadır.
8.1 Öğrencilerimizde kazandırma gayretinde olduğumuz kitap okuma alışkanlığı konusunda daha titiz davranmalı ve kitap okumayı sevdirecek her türlü imkânın sağlanması gerekir. (Kütüphanelere güncel kitapların alınması, kitap afişlerinin, dikkat çekici tanıtımlarının koridor vs. yerlerde asılması, vb.)
8.2 Okul koridorlarımızda ve fiziki imkân müsaitse sınıflarda öğrencilerin rahatça oturabilecekleri ev ortamlarına benzer yaşam alanlarının oluşturulması sağlanmalıdır. Bu uygulama aynı zamanda öğrencileri okula bağlayacak devamsızlık olayını da azaltacaktır.
9. Okullarda idareci, öğretmen ve öğrenciler arasında sürekli bir güven ortamı oluşturulduğu görülmüştür.
9.1. Öğretmen ve idareciler arasında güven ortamı oluşturacak motivasyon çalışmalarının planlanması gerekmektedir.
9.2. Öğrenciler arasında güven ortamı oluşturmak amacıyla öğretmenlerin öğrencilerden önce derse girerek öğrenciyi karşılaması sağlanmalıdır.
10. Okul öncesi eğitimde ana dilleri dışında dil eğitimi verilmemektedir.
10.1 Okullarımızda ana dil eğitimine öncelik verilmelidir. Ana dil eğitimini sağlıklı olarak alan çocuk yabancı dili de daha sağlıklı öğrenecektir.
11. Okul öncesi eğitimde müzik sanat eğitimi gibi branş öğretmenleri bulunmaktadır.
11.1 Okul öncesi kurumlarımıza müzik sanat eğitimi, spor eğitmenleri görevlendirilmelidir. (Halk Eğitimi Müdürlüğü veya okul aile birliği kanalıyla)
12. Okul öncesi eğitim kurumunda bir psikolog tam gün görev yapmaktadır.
12.1 Okul öncesi eğitim kurumlarımızda okul aile birliği vasıtasıyla bir psikolog tam gün görev yapmalıdır.
13. Okul öncesi kurumunda doğal materyallerin kullanıldığı ve çocukların ürettiği her türlü malzemenin sınıf içinde kullanılacak şekilde değerlendirildiği görülmüştür.
13.1 Doğal ve işlevsel materyallerin kullanımına özen gösterilmelidir.
13.2 Çocuklarımızın el becerilerini geliştirici çalışmalar kapsamında üretilen malzemeler sınıfta değerlendirilmelidir.(Perde, minder v.b.) Bu uygulama aynı zamanda çocuğun özgüvenini geliştirecektir.
Ayrıca;
14. Yapmış olduğumuz Benchmarking yöntemi ile Finlandiya gezisinin bizlere kazandırdığı etkiyi temel alarak; tüm okullarımızın da bu imkânı yakalayabileceği yurt içinden ve yurt dışından kıyas ortaklarının (partner) oluşturulmalıdır. Bu sayede okullarımız mevcut yapıları içinde eksik yönlerini ve avantajlı yönlerini tespit edebilme şansı verecektir. Partnerlerle birlikte etkinlikler düzenlemek okullarımıza yeni fikir, kültür ve davranışlar kazandıracaktır.
15. AB Projelerinin okullar tarafından raporlaştırarak ilçede web vasıtasıyla çalışmaların diğer okullarla paylaşılmasının sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle okullarımızın yürütme ve sonuçlanma aşamalarında hazırlayacakları raporlarını Müdürlüğümüze ulaştırmaları sağlanmalıdır.
16. Avrupa birliği projesi yürüten okullarımızın hareketliliklerinde Benchmarking çalışması yaparak gidilen ülkenin eğitimi incelenip raporlaştırılmalıdır. Bu uygulamanın ana çemberde sunulması ilçe eğitim çalışmalarımıza katkı sağlayacak

14 Mart 2010

Finlandiya'daydım



İstanbul'dan üç saatlik bir uçak yolculuğundan sonra Helsinki Vantaana havaalanına indik.Organizasyonumuzu düzenleyen Türk arkadaşlar tarafından karşılandıktan sonra otelimize yerleştik.Muhittin bey adında bir Türkün otel.Bilgili ve canayakın bir insan Muhittin bey.Türkiye'deki gündemi sürekli takip ediyor.Helsinki' de ki sivil toplum kuruşlarına üye.
EĞİTİM GÖZLEMLERİM
Eğitimdeki başarılarının kesinlikle parça parça nedenleri yok.Bütün ülkede uygulanan sistem yaklaşımlarından kaynaklanıyor.Yani ulaşım sistemleri de,sağlık sistemleri de başarılı.Hiç bir öğrenciyi sistem dışında bırakmaya cesaretleri yok.Bütün çocukları sistem içerisinde tutmanın yollarını arıyorlar.Eğitim dışında kalan bir çocuğun ömrünün sonuna kadar ülkeye 3 milyon euro zarar verebileceğini hesap etmişler.Onun için yıllık 8-9 bin euro harcamaktan çekinmiyorlar.Öğrenmeyi bireyselleştirmişler.Çocuğun öğrenme becerine göre yöntemler gelişltiriyorlar.Televizyon kanallarında dublaj yapılmadan,fince alt yazı şeklinde veriliyor.Bunun çocukların okuma becerleri ve hızlarının geliştirilmesine ciddi anlamda katkıda bulunduğunu söyledi bir okul yöneticisi.Denetim mekanizması ve müfettişler yok.Zaten alanında uzman öğretmenleri seçiyoruz,bir daha niye denetleyelim ki onları dediler.Okullararası paylaşım ve iletişim çok güçlü.Birbirleriye sürekli kıyaslama yapıyorlar,öğrenci ve öğretmenlere fikirlerini soruyorlar.Üst sınıftaki öğrenciler sürekli alt sınıftaki çocuklara yardım ediyorlar.Yöneticiler arasındaki görev tanımları net ve açık.Alajnlarında uzman öğretmenler seçildiğinden öğretme yöntem ve teknikleri öğretmen tarafından belirleniyor.Çocuklara girişimciliğe yönelik programlar uygulanıyor ve yabancı dil eğitimi çok çok önemli.Proje ve süreç temelli bir öğrenme gerçekleştirdiklerinden ayrıca uluslararası sınavlar(PISA) için bir çaba harcamadıklarını söylediler.Okulların hiç bir finans sorunu yok. Hükumet bir öğrenci için 7 ile 9 bin euro arası para veriyor okula.Okul her türlü ihtiyacını bu bütçeden karşılıyor.Dünyadaki değişim ve gelişimler okullar tarafından takip ediliyor.Sistemleri, değişime açık ve esnek.Eğitim sistemine tüm çalışanlar tarafından sahip çıkılıyor.İstişare kültürü gelişmiş.Mesleki eğitime çok önem veriyorlar.Ülkenin en başarılı öğrencileri son 5 yılda mesleki okulları tercih etmeye başlamışlar.Ancak eğitim süreci meslek yaşantısında başka bölümlere ve başka mesleklere geçiş yapabiliyorsunuz.Okulları basit ve sade.Gösteriş yok.

18 Ocak 2010

Çocuklarımla Operadayım






Çocuklarımla Devlet Opera ve Balesi Leyla Gencer Salonundaydım.Küresel Isınma isimli gösteriyi izledik beraberce.Çok güzeldi.Daha güzel olan yine gelmek istemeleriydi.Yine geleceğiz.

9 Ocak 2010

Yenimahalle Eğitimde İyi Örnekler Toplantısı


Kulisten bir görüntü

Yenimahalle'de Eğitimde iyi örnekler toplantısının 3.sü yapıldı.Benim 3 toplantıda 2.sunumumdu bu.Okul yönetimide iletişim teknolojilerinin kullanımı hakkında ve okulda kullanabileceğimiz bir kaç faydalı araçla ilgili okul müdürü arkadaşlarla paylaşımda bulundum.Ama en iyi örneği Yenimahalle Milli Eğitim Müdürü sayın Mehmet YILDIRIM verdi.Tüm okul müdürlerine 'Beyaz zambaklar ülkesinde'isimli kitabı hediye etti.Gerçekten iyi bir örnekti.

3 Ocak 2010

Soran Sorgulayan Gençlık İçin Eğitim Projesi



Akbank tarafından yapılan Soran sorgulayan gençlık için eğitim projesinin ilçe koordinatörüydüm geçenlerde.Görevli öğretmenlerimizin girdiği derslerin boş geçmesi dışında her şey yolundaydı.

Hararet nardadır, sacda değildir.
 Keramet baştadır, tacda değildir.
Her ne ararsan kendinde ara.
Kudüs'de Mekke'de Hac'da değildir.

Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin dediği gibi belki de insan kendinden başlamalı sormaya ve sorgulamaya.

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ndeydim





Prof.Dr.Ziya SELÇUK' un daveti üzerine Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Sınıf Öğretmenliği Bölümü son sınıf öğrencileri ile beraberdim.
Okullar,öğrenciler ve sistem üzerine konuştuk hep beraber.Sistemi ve ne yaptıklarımızı veya yapmadıklarımızı konuştuk.
İşin iyi tarafı bir çok şeyi -mış gibi yaptığımızı anlamış arkadaşlar.Hepsine sevgiler ve sayın Hocam Prof.Dr.Ziya SELÇUK'a saygılarımla

2 Aralık 2009

İntel Eğitim Programındayım


İntel tarafından düzenlenen İntel Öğretmen Programı Liderlik  Eğitimi programındayım 2 gün.Küreselleşme paradigmasını kurtuluşu olmayan bir süreç gibi sunan tuhaf bir eğitim programı.Yenilikçi öğretmen yaklaşımı diye uydur uydurabildiğin kadar sonu yok.Her şey sizin uydurma kabiliyetinize bağlı.Değişimden anladıkları küreselleşmeye yeni neferler yetiştirmek.Alayına isyan.
Aşağıdaki resimlerde 1953 yılı Türkiye'sinden resimler göreceksiniz.Hani yaparak yaşayarak öğrenme diyorlar ya en güzellerini göreceksiniz.

1 Aralık 2009

Afyon Mevlevihanesi



AFYON MEVLEVİHANESİ


Afyonkarahisar Mevlevihanesi 1710 yılında yapılmıştır. Ancak, bu yapı yıkılmış ve 1844’de Sultan Abdülmecit tarafından yenilenmiş, 1905’te de Sultan II.Abdülhamit tarafından yeniden onarılmıştır.
Mevlevi kültüründe Afyon Mevlevihanesi Konya dergâhından sonra önem sırasına göre 2. sırada gelmekte idi. Mevlevihane, semahane, harem-selamlık, matbah, derviş hücreleri gibi bölümleri ile büyük bir alanı kaplıyordu. Kesme taştan yapılmış olan semahanenin giriş kapısı üzerinde kitabesi ve Mevlevi sikkesi bulunuyordu. Kuzeye bakan cümle kapısındaki merdivenlerden sonra dedegânın hücrelerinin bulunduğu bir avluya giriliyordu. Bu avlunun ortasında da büyük bir şadırvan vardır. Avlunun sağında matbah kısmının bir bölümü ile çilehane yer alıyordu.
Mevlevihane’nin camisi kesme taştan olup, üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Kasnağındaki renkli camlarla caminin içerisi aydınlatılmıştır. Semahanenin doğusunda şerbethanenin üst katında da semahaneye bakan kafesli kadınlar mahfili bulunmaktadır. Semahanenin sol tarafındaki türbe bölümünde de Mevlevi şeyhlerine ait 12 ahşap sanduka bulunmaktadır. Burada Mevlana’nın torunlarından Aba Puş-i Veli, Sultan-ı Divani Mehmet Semai Çelebi, Hızırşah Çelebi, Şah İsmail’in oğlu Elkas Mirza ve diğer Mevlevi büyükleri gömülü bulunmaktadır.
Tekke ve dergâhların kapatılmasından sonra Mevlevihane Afyon Müftülüğünce kullanılmış ve günümüzde de camiye dönüştürülmüştür.




'İlköğretim Müfettişleri Rehberlik ve Teftiş Çalıştayı' Afyon




Millî Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları, Rehberlik ve Teftiş Yönergesi mevcut uygulamasının değerlendirilmesi, ilköğretim kurumlarında rehberlik ve denetime yeni bir anlayışın getirilmesine hazırlık amacıyla 18–20 Kasım 2009 tarihleri arasında UNİCEF işbirliğinde, Afyonkarahisar İli, Korel Termal Otel’de “Millî Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları, Rehberlik ve Denetim Yönergesi Çalıştayı” düzenlendi.
Yapılan çalışmaya ülkemizin bir çok bölgesinden,müfettişler,öğretmenler,akademisyenler,okul müdürleri,sendika temsilcileri katıldı.
Okul müdürü olarak ben de oradaydım.Eğitim sistemimizin her kesiminin katıldığı bu çalıştayda demokratik bir çalıştay süreci yaşandı.Ve kendimize şu soruları sorduk?
1-Evet bu eğitim sistemimizde ciddi bir sorundur ve çözülmesi gerekmektedir.
2-O halde sorun ve sorunun tarafları kimlerdir?
3-Bu sorunun çözülmesi eğitim sistemimize ve çocuklarımıza nasıl bir katkı sağlayacaktır?
4-Teftiş mi,denetim mi?
5-Yapılacak rehberliği ve teftişi kim yapacaktır?
6-Öğretmenlerimizin otokontrolü ve öz denetimi neden istendik düzeyde değildir?
7-Okul müdürleri öğretmenlerine rehberlik ve denetim yapacak düzeyde neden değildirler?
8-Müfettişlerin neden bu işi tek başlarına yapmaları istenmemektedir?
9-Müfettişlerin birikimleri ve güncellenmeleri yeterlimidir?
10-Neden performans değerlendirilmesi yapılamamaktadır?
11-Neden müfettişlerde öğretmenler tarafından değerlendirilememektedir?
12-Bu iş hangi aralıklarla yapılmalıdır?
13-Müfettişler neden bu kadar çok iş yapmaktadırlar?



29 Kasım 2009

Safranbolu'daydım 28 Kasım 2009







120 filminin çekildiği okul ve o meşhur balkon sahnesi



Okul şu anda kız meslek lisesi

Anadolu’nun kuzey batı kesiminde, Antik Devirde tarihçi Homeros’un İlyada destanında Paplagonya olarak geçmektedir.Yörede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır.

24 Kasım 2009

Öğretmenler gününü kutlar gibi yaptık




KonuşuYORUM



Aslan bizim ekip


24 Kasım öğretmenler günü için tüm arkadaşlar ile beraber olmaya çalıştık.Ama yine 24 Kasıma denk getirmedik,23 Kasımda yaptık.
Öğretmen marşını söylemedik,alnımızda bilgilerden bir çelenk,nura doğru can atan Türk genciyiz demedik,Eğitim ordusunun neferiyiz gibi tuhaf cümleler kurmadık.Ama beraber olmaya çalıştık.Yedik,içtik,eğlendik.
Öğretmenin,okulun,eğitimin anlamının dejenere olduğu bir toplumda birbirimizi anlamaya, anlam katmaya ve saygı duymaya çalıştık.
Eğitimin E'sinden anlamayanlar bize kutsallık katmaya çalışarak hep kendilerini yücelttiler.Ama artık anlıyoruz ve sadece gülüyoruz onlara.
En iyisi bizim okul,yaşasın ESİO.



Aslanların devamı

22 Kasım 2009

İsveç'teki okul hakkındaki izlenimlerim

Cuma günü eğlence.Çalanlar öğretmenler.


Okulun zili ve müdür.




Koridorlar


Koridorlar


sınıf

Çocukların kıyafetlerini çıkardığı yer.

Koridorlar

Sınıf ve kanepe ve öğretmen

Masa ve sandalyeler

Sınıf

Öğretmenler odası

70 yıllık bir okul.Türkiye'de kaç okulumuz 70 yıllık ki?14 derslik ve 177 öğrenci var.Bir müdürü var Jorgen Ericson.45 yaşında.Müdür yardımcısı yok.5.sınıf öğretmeni aynı zamanda derse giriyor hem de müdür yardımlarcısı görevini yapıyor.Okul tam gün 8.00-14.30 arası dersler yapılıyor.Teneffüs yok.Sabah iki ders yapıp 30 dakika uzun teneffüs yapıyorlar.Sonra yeniden iki ders ve öğle yemeği.Hükümet her okula ücretsiz yemek dağıtıyor.Yemekhane güzel ve temiz.Tüm okul çalışanları burada yemek yiyor.Müslüman çocuklar veya ziyaretçiler için ayrı yemek yapılıyor.Etkileyiciydi.
Okula ayakkabısız giriliyor(darısı başımıza).Sabah çocuklar okula bisikletle geliyor.Bisikletlerini park ettikten sonra ayakkabıları ve elbiselerini okulun girişindeki bir odaya bırakıyorlar.Tüm öğretmenlerde ayakkabısız.Kıyafet serbest.
Sınıflar ortalama 30 kişi.Ana dersler yapılacağı zaman sınıf ikiye ayrılıyor.Sınıfın yarısı başka ders yapıyor.
Her sınıfta tahtanın önünde bir halı var.Hemen hemen bütün etkinlikler bu halının üzerinde yapılıyor.Öğrenci bir şey yazacağı zaman sırasına geçiyor.Masalar var 50x100 cm boyutlarında.Sandalyeler tek kişilik.Her sınıfta mutlaka çiçek var.Etkinliklerde doğal malzemeler kullanıyorlar.Taş,düğme vb. gibi.Bu okulda herkes yerde oturuyor.Sınıflarda mutlaka koltuklar var.Hiç bir sınıfta projeksiyon yok.Bizim anladığımız anlamdaki teknoloji kullanmıyorlar.Ama sınıflarda mutlaka bilgisayar ve internet var.Her sınıfta mutlaka yukarıdan çekilen haritalar var.Sınıf kapıları camlı.Öğrenciler düzeyine göre kitaplardan etkinlik yapıyorlar.Ders kitapları İsveç fakir bir ülke olduğundan 4 yılda bir dağıtılıyor.
Öğretmenler odası bir kaç bölüm.Oturma odası,çalışma odası,soyunma odası gibi.Güzel bir mutfakları var öğretmenler odasında.Bir mutfakta kullanılabilecek her türlü malzeme.
Koridorlarda bilgisayarlar var.Lego ve çocukların oynaması için oyuncaklarda cabası.Bir çok yerde koltuklar var.Sessiz ve sakin koridorlar.Kimse koşmadı ya da biz görmedik!Çocuklar sakin ve sizi dinliyorlar.Her sınıfta mutlaka havalandırma düzeni var.Bizim gibi kapıyı pencereyi açıp havalandırmıyorlar.
Kütüphane koridorun bir bölümünde,kapalı bir yer değil.Yalnız çocuklar o bölümden geçerken ayaklarının ucunda yürüyorlar.Memur yok,kim kitap aldı takip eden yok.Zil çalmıyorlar.Sadece uzun teneffüsteki çocukları derse çağırmak için camdan sallanan küçük bir el zili var okulun.Okulun penceresi açıp sallanıyor bu zil.Herkes yerine gidiyor.Nöbetçi öğretmenler sarı renkte yelekler giyiyorlar üstlerine(ben ce gayet iyi fikir).
Çocuklarına 9.sınıfa kadar not vermiyorlar.Gelişim raporu mahiyetinde bir düzenleme var.Her cuma aileye o hafta ne yaptıklarına dair bülten gönderiyor öğretmen.Pazartesi günü cevap geliyor öğretmenlerden.
Her cuma okul 13.00 da bitiyor.11.00 da eğlence var salonda.Öğretmenler eğlendiriyor çocukları.Bazen de öğrenciler yapıyormuş bu işi.Herkes dans etti ve şarkı söyledi.Eğlenceliydiler.Okul Müdürü gitar çaldı ve şarkı söyledi(kıskanmadım dersem yalan olur)
Bütün memleket meşhur markaları İKEA mantığı ile çalışıyor.Basit,sade,fonksiyonel ve ucuz.
Aklıma gelirse devam ederiz sonra.